SON DAKİKA

Son Dakika Haber Anladık
Son Dakika Haberleri

Survivor Kültürü ve Güce Tapan Nesiller

Survivor Kültürü ve Güce Tapan Nesiller
Bu haber 26 Aralık 2016 - 8:54 'de eklendi ve 2.483 kez görüntülendi.

Son zamanlarda Survivor kültürü dediğimiz bir yapma kültür ortaya çıktı. Yaşı ortalama 40 ve 45 arası olanlar hatırlarlar. Bir zamanlar “Televole” diye bir program vardı.  Bu programda futbolcuların, sanatçıların özel hayatı irdelenirdi. Gece hayatına dadanan futbolcuların peşinden paparazziler koşardı ve bu program 1990’lı yıllarda reyting kralı olurdu hep. Milyonlar futbolcuların, starların özel hayatını saatlerce konuşurdu. Dizi furyası henüz ortaya çıkmamıştı.

O zamanlar elit kesim “Televole kültürünü” çok eleştirirdi. Halka yapmacık ve gerçeklerden uzak bir hayatı pompalayan bu Televole kültürü elitler, entelektüeller tarafından eleştirilse de halk aynı kanıda değildi.

Televole programının muhabirleri arasında bugün medya patronu olan Acun Ilıcalı da vardı. Acar bir muhabir olarak girmediği kapı kalmayan Acun Ilıcalı aslında Türk halkının ne istediğini, neye prim verdiğini o zamanlardan çok rahat bir biçimde görmüştü.

Yıllar sonra bütün dünyayı kasıp kavuran Survivior programı da işte aslında bu Televole kültüründen doğdu diyebiliriz.

PEKİ, NEDİR SURVİVOR KÜLTÜRÜ?

Survivior aslında 20OO’li yılların acımasızlığını, kazan da nasıl kazanırsan kazan mantığının bir yansıması. Rekabet günümüzün vazgeçilemez bir olgusu. Ama Survivor ve türevlerinde kazanmak için her şey mubah. Lütfen bir düşünün! Programın adlı İngiliz dilinde “hayatta kalan” demektir. Hayatta kalan dendiği zaman bir de akıllara “hayatta kalamayanlar” gelir doğal olarak.

Survivior ve türevleri hayatta kalmak için her yolun doğru olduğunu bilinçaltından pompalıyor. Televizyon başına oturanlar ise yapmacık bir rekabete pirm veriyorlar. Her şeyin sahtesinin daha değerli olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bu sadece Türkiye için geçerli değil. Dünya için de geçerli bir olgu. Zaten Surivior kültürü her yerde karşımıza çıkıyor İşte bazı örnekler.

Köyde kahvaltı yapmak yerine şehirde köy kahvaltısı yapıyoruz. Doğadan kopuyoruz, alışveriş merkezlerinde mutlu oluyoruz. Çocuklarımız gerçek ile değil sahte dünyaların algıları ile karşılaşıyor. Sokak yok hayatlarında. Sahte oyuncakları tabletleri ellerine verdik. Tablet olanlar  bir güç sembolü. Hayatlarında sokaklarda güçlü olmak yok. Bilgisayar oyunlarındaki sahte hayat var. Güce tapınmak var.

Survivor kültürü bize ve çocuklarımıza güçlü olmayı değil, güce tapınmayı öğretti. Aktif bir hayat yerine edilgen bir hayatı kutsallaştırdı.

Dolayısıyla bugünkü  nesillerden tepki koymasını, siyaset ve toplumla ilgilenmesini bekleyemeyiz. Onların algıları bambaşkadır.

İzlemek onlar için daha önemli. Güçlü olmaktansa güçlüyü seyretmekle meşguller. Bu da onların en büyük zaafı olarak karşımıza çıkıyor.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA